Halk Edebiyatı içerisinde koşma türü son derece sık kullanılmakta beraber çokta sevilmektedir. İslamiyet'ten önce koşuk olarak bilinen bu nazım türü İslamiyet sonrasında ise aşıklar tarafından saz eşliğinde söylenmeye başlanmıştır.
Bu biçimin ilk örneklerine; İslamiyet öncesi Türk edebiyatı'nda koşuk adı verilen ve genellikle şölen adı verilen bayramlarda söylenen şiirlerde rastlanmaktadır. Ayrıca, 11. yüzyılda kaleme alınan Divân-ı Lügati't-Türk'te de koşuk ifadesinin manzum eserlerin geneli için kullanıldığı görülmektedir.
2-SAGU: *İslamiyet öncesi (Destan Dönemi) Türk edebiyatı nazım türüdür. *Sagular, sözlü edebiyat döneminin ürünlerindendir. *Devlet büyüklerinin veya sevilen kahramanların ölümü üzerine duyulan acıyı dile getirmek için, “yuğ” denilen cenaze törenlerinde söylenen şiirlerdir.
Âşık edebiyatı nazım türleri genellikle koşma ve semai nazım şekilleriyle söylenir. Konuları bakımından koşma ve semaiden ayrılır. İnsan, tabiat, aşk, sevgi sevgilinin güzelliklerinden bahseden şiirlerdir. Koşma nazım şekliyle yazılır.
İslamiyet etkisinde gelişen Türk edebiyatına geçiş dönemi edebiyatı da denmektedir. Bu dönemde hece ölçüsünün yanı sıra aruz ölçüsü de kullanılmıştır. Bu dönem eserleri daha çok didaktik bir özellik taşıyarak öğüt verici yapıtlar olarak bilinmektedir.
Koşma, Âşık Edebiyatı nazım biçimidir. Genellikle hecenin 8'li ve 11'li kalıplarıyla yazılan; en az üç, en fazla altı dörtlükten oluşan bir nazım biçimidir. * aaaa, bbba, ccca … şekillerinden birisi olabilir. Koşmalar yapılarına ve ezgilerine göre çeşitli adlar alır.
Bu dönem edebiyatı sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. İslamiyet öncesi sözlü dönem ürünleri koşuk, sagu, sav ve destanlardan oluşur. Avcı ve göçebe toplumun dinsel törenlerinden doğmuştur. Nazım birimi dörtlüktür.
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı Bu eğlencelerde söylenen çoklukla aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen ve "kopuz" adı verilen sazla birlikte söylenen şiirlere "koşuk" adı verilir. Koşuklar İslamiyet sonrası edebiyatta yerini: Halk edebiyatında koşmalara, Divan edebiyatında ise gazellere bırakmıştır.
İslamiyet öncesi Türk şiirleri hece ölçüsüyle yazılmıştır. Bu şiirlerde yedili, sekizli, on ikili, ölçülere sık rastlanılır. Eski Türk şiirlerinde kafiye oldukça önemlidir, şiirlerin nazım birimi dörtlük, uyak düzenleri ise yarım uyak şeklindedir.
Dördüncü jeolojik zamnada (Kuvaterner) Türkiye aşağı yukarı bugünkü görünümünü almıştır. Bu zamanın başlarında göllerle kaplı olan Ege Denizinin bulunduğu saha tektonizma sonucu çökmüş sonuçta Eğe denizi oluşmuştur. Ayrıca iklim salınımlarının meydana getirdiği yağışlı evrede denizlerde yükselmeler olmuştur.
KOŞMA: *Âşık edebiyatı nazım biçimidir. *Aşk, türlü acılar, doğa, insanlık sevgisi ve yiğitlik gibi temalar işlenir.